www.sancak.bel.tr |

DEPREM


1-DEPREMDEN KORUNMA YOLLARI
2-KİŞİSEL VE AİLE HAZIRLIKLARI
3-BİNA GÜVENLİĞİ VE EV HAZIRLIĞI
7-TOPLUM HAZIRLIĞI
4-DOĞAL AFETLER SONUCU ORTAYA ÇIKABİLECEK PSİKOLOJİK SORUNLAR
5-DOĞAL AFET STRESİNİN ETKİLERİNDEN KURTULMAK İÇİN ALINACAK ÖNLEMLER
6-DEPREMİN PSİKOLOJİK ETKİLERİYLE NASIL BAŞA ÇIKILABİLİR?
7-ÇOCUKLARIN BİR DEPREM FELAKETİYLE BAŞA ÇIKMALARINA NASIL YARDIM EDEBİLİRSİNİZ?


DEPREMDEN KORUNMA YOLLARI
Kişisel ve Aile Hazırlıkları
Bina Güvenliği ve Ev Hazırlığı
Toplum Hazırlığı
Deprem Sonrası Yapacaklarınız
Çocukların Bir Deprem Felaketiyle Başa Çıkmalarına Nasıl Yardım Edebiliriz?
Doğal Afet Sonucu Ortaya Çıkabilecek Psikolojik Sorunlar
Depremin Psikolojik Etkileri İle Nasıl Başa Çıkılır?

KİŞİSEL VE AİLE HAZIRLIKLARI
 Aileniz için bir deprem anında nasıl hareket edeceğinizi düşünün ve kendinize göre planlama yapın. Bu amaçla; Evinizin her odasındaki güvenilir yerleri belirleyin.
 Evin tehlikeli yerlerini bilin, (pencereler, aynalar,asılı eşyalar, şömineler ve yüksek mobilya)
 Pratik egzersizler yapın. Çocuklarınızla evin içerisindeki güvenilir yerlere yerleşin.
 Bölgenizdeki Kızılay, Sivil Savunma veya diğer toplum kuruluşlarının ilkyardım kurallarını öğrenin.
 Birbirinizden ayrı olmanız halinde ailenizin nerede buluşacağını belirleyin; Bu yerler herkesin bildiği yakın çevreden olsun. Örneğin; Komşunun veya size yakın oturan akrabaların evi, mahallenizdeki okul, ve camilerin avluları ile parklar....gibi.
 Belirlemiş olduğunuz bu yerlerde buluşmanız mümkün olmayabilir çünkü bu yerler de depremden zarar görmüş olabilirler. Bu sebeple oturduğunuz şehirden en az 100 km uzakta yaşayan bir akrabanızı haberleşme aracı olarak seçin.
 Yukarıdaki bilgileri içeren EK- A’daki kartlardan hazırlayın. “AİLEYLA TEKRAR BİR ARAYA GELME” kısmındaki boşlukları doldurun ve tüm aile bireyleri için çoğaltın. Evde herkese cüzdanlarında, çantalarında veya ceplerinde taşımaları için verin. Bu isim ve telefon numaralarını daima yanınızda taşıyın. Tüm aile üyelerinin, depremden sonra en kısa sürede, önceden belirlemiş olduğunuz bu kişiye haber vermelerini söyleyin. Ve siz de aynı şekilde bu kişiye nerede ve nasıl olduğunuzu söyleyin. Eğer tüm aile bireyleri seçmiş olduğunuz kişiye haber verebilirse, birkaç gün biraraya gelemeseniz dahi, birbirinizin nerede nasıl olduğundan haberdar olabilirsiniz. Birbirinizden haberdar olabilmek kaygı ve stresinizi oldukça azaltacaktır.
 Aracı kişiler dışında ihtiyacınız olabileceğini düşünerek bazı önemli telefon numaralarını saklamanızda fayda var.
 Bir deprem sırasında aileniz için yaşamsal önem taşıyan belgeleri kaybetmemek için önlem almak gerekir. Senetler, vasiyet, vergi kayıtları, doğum belgeleri, nüfus kağıtları ve diğer yaşamsal önem taşıyan belgeleri ateşten etkilenmeyecek bir yerde saklayın. Bu belgeleri emanet kasada saklayabilirsiniz ya da su geçirmeyen bir poşetle afet çantasına koyabilirsiniz.
 Aile bireyleri için; bilek veya boyunda taşınabilen madeni künyeler (Adı, Soyadı, Doğum yeri, doğum tarihi, dini ve kan grubu ) hazırlayın.
 Aileniz için taşınabilir ilkyardım çantası hazırlayın ve ulaşılabilir bir yerde hazır bekletin.

BİNA GÜVENLİĞİ VE EV HAZIRLIĞI
 Evlerinizi yetkililerin size verdiği kurallar doğrultusunda inşa edin. İmar planında konuta ayrılmış yerler dışındaki alanlara evlerinizi inşa etmeyin. Evlerinizi deprem yönetmeliğine uygun olarak yapılıp yapılmadığını araştırın.
 Evlerinize izinsiz kat inşa etmeyin ve balkon eklemeleri yapmayın veya yaptırmayın. Bu ilave kat bir deprem sırasında evinizin tamamen yıkılmasına sebep olabilecektir.
 Oturduğunuz binanın güvenliğinden emin değilseniz ve bilgi almak isterseniz şehrinizdeki Mühendisler ve Mimarlar odasından bu konuda yardım ve bilgi alabilirsiniz.
 Hatların zarar görmesi halinde, gaz, su ve elektriğin nasıl kapatılacağını öğrenin.
 Evinizdeki bütün odaların en güvenli yerlerini önceden belirleyin. Bu yerler arasında: İki duvarın birleştiği köşe, sağlam bir masanın altı veya yanı, kaloriferlerin veya buzdolabının yanı, çekyat veya kanepelerin yanı olabilir. Deprem anında panik yaşayabilir ve doğru düşünemeyebilirsiniz. Böyle bir durumda önceden nerelere saklanabileceğinizi belirlemeniz, bunu ailedeki herkese öğretmeniz ve zaman zaman denemeniz faydalı olacaktır.
 Evinizde hasar görebilecek ve/veya verebilecek eşyaları planın uygun yerine not edin.
 Acil durumlar için yiyecek, su, ilaç, ilkyardım çantası, alet ve giyecek bulundurun.
 Büyük bir deprem eşyalarınıza önemli zararlar verebilir. Aslında, deprem zararlarının üçte birinin bina ile ilgili olmayıp, içindeki eşyalardan ve aletlerden kaynaklandığı tahmin edilmektedir. Bu mobilyalar, ev aletleri ve diğer eşyaları kapsar.
Ağır Eşyaları ve Su Tanklarını Sabitleme
 Kitaplık, vitrin ve raflı üniteler gibi yüksek, bir yere bağlı bulunmayan eşyaları “L” dirsekler, köşe dirsekleri yada alüminyum kornişler kullanarak duvar çivileriyle duvara veya döşemeye sabitleyin.
 İçindeki eşyaların kayıp düşmesini önlemek için dolap kapaklarına tahta yada metalden sürgü takın. Bu özelliklere, pek çok cam eşyanın bulunduğu durumlarda son derece önemlidir.
 Ağır eşyaları alt rafa yerleştirin.
 Su kazanını altından ve üstünden sağlam bir zincir veya bantla sarın. Bu bantları duvardaki çivilere sıkıca bağlayın. Yakıt borusu biraz esnek kalsın.
Eşyaları Raf üstlerine sabitleme;
 Televizyon, müzik seti, bilgisayar ve mikrodalga fırın gibi raf üzerindeki eşyaları depremlere eşlik eden ileri geri hareketlere karşı korunmak için sabitleyin. Bu eşyaları da çift taraflı bantlarla kullanarak bulundukları mobilyanın üzerine yapıştırıp sabitleyebilirsiniz.
Ayna ve Tabloları Sabitleme;
 Depremler duvardaki ağır tabloları ve aynaları aşağıya indirir. Eğer bunlar üzerinize düşerse ciddi bir şekilde yaralanabilirsiniz. Bu nedenle, ağır çerçevesi olan tüm tabloları ve aynaları yataklardan, koltuklardan ve sandalyelerden uzak bir yere koyun.
 Bu tür eşyaları alt ve üst kısımlarına vidalar yerleştirerek yada bunları bir telle bağlayarak sabitleyebilirsiniz.
 Çift tarafı yapışkan bantlar tabloları, aynaları, duvar saatleri ve benzeri eşyaları duvara sabitlemek içinde kullanabilirsiniz.
Asılı Duran Eşyaları Sabitleme
 Asılı duran tüm eşyaların yerini dikkatlice kontrol edin. Bunların, bir deprem sırasındaki şiddetli sarsıntıda pencerelere çarpacak kadar yakın olup olmadığına karar verin. Eğer bu kadar yakınlarsa, onların yerini değiştirin.
 Evinizde tavandan asılı olan avize ve saksılar varsa onların sarsıntı sırasında yere düşmeyeceğinden emin olun. Eğer bu avize ve saksılar tavanda ucu açık bir kancaya asılırsa saksı kancadan kurtulup düşebilir. Bunu engellemek için saksının asılı durduğu kancanın diğer ucunun da tavana girmesini sağlayın yada kancanın ucu kalmayacak şekilde tel bağlayın.
Mutfak ve Banyo Dolaplarını Sabitleme
 Mutfak ve banyo dolap kapakları yer hareketi ile birlikte genellikle kendiliğinden açılır ve içindekilerin hepsi yere düşer. Sürgü takmak dolapların içindekileri yerinde tutmaya yardım eder.
TOPLUM HAZIRLIĞI
 Bölgenizde bulunan Sivil savunma ve diğer toplum kuruluşları tarafından düzenlenecek depreme hazırlık seminer, konferans, kurs gibi eğitim faaliyetlerine, ilkyardım, yangın söndürme, zarar değerlendirme ile arama ve kurtarma eğitimine katılın.
 Araç, teçhizat, materyal listeleri ve paylaşılabilecek özel beceri ve kaynaklara sahip olan bölge sakinlerinin yer aldığı listeler hazırlayın ve yakın komşular arasında kendi kendine yardım ağları geliştirin.
 Özel ihtiyaçları olan veya özel yardıma gereksinimleri olacak olan komşularınızı belirleyin.
 Depremden sonra can kaybı olmadığını anlamak için beyaz bir bez (çarşaf) asılması için komşularla anlaşın ve arama ve kurtarma çalışmalarının beyaz işaret bezi asılı olmayan yerlerden başlamasını sağlayın.
DOĞAL AFETLER SONUCU ORTAYA ÇIKABİLECEK PSİKOLOJİK SORUNLAR
İlk günlerde karşılaşılabilecek stres tepkileri:
Duygusal tepkiler : Geçici şok, korku, suçluluk, utanç, çaresizlik ve umutsuzluk hisleri yada duygusal donukluk hali (hiçbir duyguyu yaşayamama)
Zihinsel tepkiler : Akıl karışıklığı, içinde bulunulan günü-saati-yeri bilememe, kararsızlık, kuruntu, dikkat azalması, dikkati bir konuya vermede güçlük, hafıza kaybı, istenmeyen anıların hatırlanması, kendini suçlama.
Fiziksel Tepkiler : Gerilim, yorgunluk, uyuma güçlüğü, bedensel ağrı ve acılar, kalp atışlarında hızlanma, bulantı, iştah artması yada azalması, ani irkilmeler, tedirginlik, cinsel istek azalması.
Sosyal tepkiler : İş, okul, arkadaşlık ve evlilik yaşamında yada ana-baba olarak yaşanan sorunlar; huzursuzluk, güvensizlik, insanlardan uzaklaşma, kendini reddedilmiş yada terkedilmiş gibi hissetme, yakınlık duymama, aşırı yargılayıcı olma, çatışma her şeyi kontrol altında tutma isteği.
Doğal afet yaşamış bir çok insan yukarıda özetlenen bu stres tepkileriyle karşılaşırlar ve kısa bir süre sonra bunlardan büyük ölçüde kurtulup daha da güçlenebilirler. Ancak bazılarında travma sonrası stres bozukluğu, kaygı bozuklukları ve depresyon belirtileri ortaya çıkabilir. Bu belirtiler de şöylece özetlenebilir:
¬ Kendini bir rüyadaymış, bedeninin dışındaymış veya gerçek değilmiş gibi hissetme; bazı anıları hatırlayamama hali.
¬ Rahatsız edici anılardan kaçınmak için alkol kullanımı gibi aşırı davranışlar,
¬ Aşırı duygusal boşluk hissi; tam bir boşluktaymış gibi hiçbir duyguyu hissetmeme,
¬ Aşırı uyarılmışlık hisleri; panik atakları, öfke patlamaları, aşırı huzursuzluk yoğun duygu yüklenmesi,
¬ Aşırı kaygı; kişiyi adeta hareketsiz bırakan endişe hali, aşırı çaresizlik hissetme, saplantı düşüncelere dalma yada takıntılı ve tekrarlayıcı hareketler,
¬ Aşırı depresyon (ruhsal çökkünlük) hali, aşırı çaresizlik hissetme, amaçlarının kaybı.
¬ Doğal afet yaşamış kişilerin bazılarında görülebilecek bu belirtilerin yoğunlaşmasına yol açabilecek bazı etkiler şunlardır.
¬ Yaşamı tehdit eden bir tehlike veya fiziki zarar (özellikle çocuklarda),
¬ Ölümle burun buruna gelme, bedensel yaralanma, cesetleri görme,
¬ Aşırı yıkıcı ve saldırganlık içeren olayların içinde kalma,
¬ Evini, değer verdiği eşyalarını, komşularını yada ait olduğu grubu kaybetme,
¬ Yakın ilişkide olduğu insanlarla haberleşmeyi veya onların desteklerini kaybetme,
¬ Yoğun duygusal tepkilerle karşılaşma (özellikle kurtarma ekip görevlilerinde),
¬ Tehlike, kayıp, duygusal ve fiziksel baskıya maruz kalma,
¬ Aşırı yorgunluk, açlık yada uykusuzluk yaşama,
¬ Zehirleyici maddelere (gaz gibi) maruz kalma.

DOĞAL AFET STRESİNİN ETKİLERİNDEN KURTULMAK İÇİN ALINACAK ÖNLEMLER
KORUN :kendine barınabileceğin bir yer bul. Yiyecek-içecek sağla, sağlıklı bir ortam oluşturmaya çalış. Zaman zaman kendinle baş başakalabileceğin, sesizce oturup, kısa süreli de olsa rahatlamaya ve uyumaya çalışabileceğin bir yerin olmalı.
HAREKETE GEÇ : Öz saygını, amaçlarını umut hissini yeniden kazanmana yardımcı olmak için sana ve ailene ait özel eşyalarından kurtulabildiklerini koruma altına al.
TEMAS KUR :Ailenle, arkadaşlarınla iletişim sağlamaya çalış; dinleyen kimi bulursan yaşadıklarını anlat; ulaşabiliyorsan uzmanlara başvurup onlara anlat,
EN YAKIN YARDIM KURUMLARINA BAŞVUR :Temel acil yardımlar, temizlik, sağlik ve konut gereksinimlerin için en yakın ulaşabileceğin yardım kuruluşlarına başvur ve yardım iste.
Afet sonrasında yaşadığın her gün için:
Kendin ve ailen için o gün yapılacak en önemli şeyin ne olduğunu belirle.
Tüm dikkatini kendinin ve yakınlarının yaşamakta olduklarına odakla, durumu gözden geçirip yeniden değerlendir; böylece neyin önemli neyin önemsiz olduğunu kesin olarak belirleyebilirsiniz.
Yaşadıklarının senin için ne anlama geldiğini anlamaya çalış ki; yaşama tekrar sıkıca sarılabilesin ve hatta tüm bu olanlardan kişisel olarak daha da güçlenerek çıkabilesin.

DEPREMİN PSİKOLOJİK ETKİLERİYLE NASIL BAŞA ÇIKILABİLİR?

Ulusça büyük bir felaket yaşadık; bu tür olaylardan sonra insanlar tipik olarak şok tepkisi içine girerler,
*İlk şoktan sonra herkes aynı tepkileri göstermez. Aşağıda belirtilenler böyle bir felaket durumuna karşı insanların gösterdikleri tepkilerdir.;
*Kendinizi eskiye kıyasla daha sinirli hissedebilirsiniz. Bazı duygularsa çok fazla ve ani- çıkış olur. Endişeli, sinirli yada karamsar olabilirsiniz.
*Düşünme ve davranışlarınız olayın etkisi altındadır. Olayla ilgili anılarınızı tekrar tekrar anlatmak ihtiyacı duyarsınız. Yaşadıklarınız gözünüzün önünden gitmez, her an tekrar deprem olacakmış gibi hisseder, korku duyabilirsiniz. Dikkatinizi yaptığınız işe vermekte yada karar vermekte zorlanırsınız. Kafanız kolayca karışabilir. Hafızanızda problemler olabilir. Olan bitenlere inanmakta güçlük çekebilirsiniz. Uykunuz, yeme düzeniniz ve iştahınız bozulabilir. Merak etmeyin! Ancak güçlü kalmak, yakınlarınıza ve çevrenize yardımcı olabilmek için elinizden geldiğince iyi beslenmeye ve dinlenmeye çalışın.
* Başından yıkıcı bir olay geçmiş diğer kişilerle sürekli olarak konuşma ihtiyacı duyabilirsiniz. Ama zaman zaman da içinize kapanıp hiç konuşmadan düşünme ihtiyacı duyabilirsiniz. Bunlar normaldir. Başka insanlarla sık sık konuşmanızın, duygularınızı paylaşmanızın size faydası olacaktır.
*Yoğun stresin ötürü vücudunuzda bazı belirtiler ortaya çıkabilir; örneğin baş ağrıları, bulantı ve göğüs ağrıları olabilir ve bir tedavi gerektirebilir. Daha önce sürekli tedavi gerektiren tıbbi bir rahatsızlığınız varsa, şiddeti artabilir. Bu durumda tıbbi yardıma başvurunuz.

ÇOCUKLARIN BİR DEPREM FELAKETİYLE BAŞA ÇIKMALARINA NASIL YARDIM EDEBİLİRSİNİZ?
Bir deprem felaketinin ardından, bazı çocuklarda aşağıdaki belirtiler ortaya çıkabilir.
 Depremin tekrarlanacağından, yada depremi hatırlatacak bazı işaretlerden (oturduğu koltuğun,yatağın sallanması, uyku sırasındaki gürültü v.b) aşırı korkma
 Çok kolay ve sık biçimde sinirlenme, ağlama ve sızlanma
 Saldırganlık, yaramazlık yapma, kendini bir işe verememe,
 Okulda ve evde daha önce yapmadığı davranışları yapma,
 Daha fazla hareketli olma, yerinde duramama, dikkatini belli bir konuya yoğunlaştırmada güçlük çekme,
 Felakete ilişkin sürekli korkular yaşama(örneğin, anne ve babadan artık tamamen ayrılmak zorunda kalacağından korkma)
 Yalnız başına yatmaktan korkma, anne-baba yada bir başka büyükle yatmak isteme, uykuda kabuslar görme ve çığlık atma, yatak ıslatma,
 Yalnız kalmaktan, yanındakilerin uzaklaşmasından korkma, anne ve babanın peşinde dolanma, okula yada kreşe gitmekten korkma, tuvalette yalnız bırakılmaktan korkma,
 Daha küçük yaşlarda davrandıkları gibi davranma, parmak emme, altını ıslatma, biberondan beslenmeyi isteme, sürekli kucakta tutulmayı isteme,
 Doktor tarafından sebebi bulunamayan mide bulantısı, karın ağrıları, kusma, baş ağrısı, baş dönmesi, beslenme ve uyku düzensizlikleri gibi şikayetleri gösterme.
 Sessizleşip içine kapanma, yaşadıkları üzerinde konuşmaktan kaçınma.
 Sürekli bu konu üzerinde konuşmayı isteme (özellikle daha büyük çocuklar) yada oyunlarında ve masallarında deprem felaketine ilişkin konuları işleme,
 Bu deprem felaketinin, kendisinin daha önce yapmış olduğu bir kabahat yüzünden olduğunu düşünüp, suçluluk duyma,
 Bazı çocuklarda, yaşadıkları sıkıntıya ilişkin olarak dıştan fark edilecek herhangi bir belirti gözlenmeyebilir. Bazılarında ise bu sıkıntılarının ilk işaretleri, haftalar yada aylar sonra ortaya çıkabilir.
Çocuklarına bu konuda yardım etmek için, anne-babaları yada yakınındaki büyükler neler yapabilirler?
 Çocukları olayla ilgili bilgilendirmenin büyük yararı vardır; onlara duygusal açıdan destek vermek, aile ve akrabaların felaket sonrası yaraları sarma çalışmalarında rol almalarını sağlamak, aile ve akrabaların bir arada oldukları duygusunu yaşamlarına da katkıda bulunacaktır. Bu zorlukları birlikte aşabilmek, deprem felaketinden çok sonraları bile sürebilecek ve aile bireylerini güçlendirecek bir “birlik beraberlik” duygusu yaşatacaktır.
 Çocuklarınızı rahatlatmak ve onlara güven vermek için zaman ayırın. Bir felaketle başa çıkmaya çalışırken, yetişkin bir insanın dikkati kolayca başka konulara kayabilir. Deprem sırasında yada sonrasındaki acil durumlar içindeyken çocuğunuzu rahatlatmak için vakit ayıramayacağınızı düşünebilirsiniz. Ama bir dakikalık bile olsa, içten, şefkat dolu bir sarılma, sürekli onun yanında olduğunuza dair güven verici, sıcak bir iki söz, çocuklarınızın kendilerini güvende hissedebilmeleri için yeterli olacaktır.
 Durumla ilgili olarak bir şey saklamadan, onun anlayabileceği düzeyde basit sözcüklerle, dürüst olarak bilgi verin. Ailenize neler olduğunu çocuklarınıza açıklayın. Onların anlayabileceği basit sözcükler kullanın. Dürüst olun. Örneğin okul öncesi bir çocuk için, “Ayşe deprem oldu ve evimiz yıkıldı, bir süre onun içinse oturamayacağız. Teyzenlere gideceğiz” gibi bir açıklama yeterli olabilir. Yaşadığınız bu ciddi durumu, olduğundan daha hafif bir şekilde aktarmaya çalışmayın. Ancak varolanı da abartmayın, çocuğu doğrudan ilgilendirecek, hayatını doğrudan etkileyecek konular üzerinde bilgilendirin.
 Çocuğun başına gelen felaketi anımsamasına yardımcı olun. Çocuklar anlamadıkları şeylerden korkarlar. Çocuğa depremin ne olduğunu, nasıl olduğunu, nasıl çok ender olarak ortaya çıkan, ama doğanın ayrılmaz bir parçası olduğunu anlatın. Çocuklar, bu felaketin kendi yaptıkları herhangi bir kabahatle ilişkili olmadığını, kendi suçlarının olmadığını mutlaka anlamlı, söz konusu bu felaketin kendilerine verilen bir ceza olmadığını çok iyi öğrenmelidir.
 Çocuğa ailesinin, aile sisteminin (akrabalar, yakınlar) yada çevrenin korunması içinde olduğu konusunda güvence verin. Onlara şu tür cümlelerle yaklaşabilirsiniz. “evet canım, deprem tehlikeli bir şey. Başımızdan çok üzücü olaylar geçti. Ama bizler şimdi güvencedeyiz. Bu konu ile ilgili kişiler bize mutlaka yardım edeceklerdir.”
 Olanaklar ölçüsünde, gündelik alışkanlıklarınızı sürdürmeye çalışın. Kendi olanaklarınız içinde, eğer yapabiliyorsanız, deprem öncesindeki alışkanlıklarınızı sürdürmeye yada yeni koşullar altında gerçekleştirdiğiniz faaliyetlerinizi, olabildiğince eskilerine benzetmeye çalışın.(yemek saatleri, çocuğunuzu yatırdığınızda masal anlatmak, öğle yemeği sonrası uykuları, v.b.) daha büyük çocukların, kendi oyun türleri, oyun zamanları, mümkün olduğunca değiştirmeden sürdürülmeye çalışılmalıdır. Deprem gibi bir kriz, yaşanılan yeri değiştirme durumunda kalmaya ve alışılmış gündelik faaliyetlerde kesintiye yol açtığından, kendi başına stres yaratabilir. Bu tür sarsıcı zamanlarda az da olsa bazı alışkanlıkları sürdürmeye çalışmanın, çocuklara belirli düzeyde kontrol duygusu yaşatabilme de katkısı olacaktır.
 Bu olaylardan sonra, kendinizin de neler hissettiğini çocuklarınızla paylaşın; başınıza gelenlere nasıl olumlu bir şekilde yaklaşmaya çalıştığınızı anlatın. Örneğin şöyle bir şey söyleyebilirsiniz: “Evden ayrılmak zorunda kaldığımız için bende çok üzgünüm, ağlamamın nedeni bu.gel bana sarıl. Çok iyi gelecek.” Çocuklarında arada sırada bir şeyler yapmasına izin verin ve onun kendisini aile sisteminin bir parçası olarak hissetmesinin, bir arada olma duygusunu yaşaması açısından büyük yararı vardır.
 Çocuklarınızın duygularını ve yaşadığı sıkıntıyı anladığınızı ve hepsini kabul ettiğinizi belirten sözcükler kullanın. Örneği şuna benzer şeyler söyleyebilirsiniz: “Ahmetçiğim, ağlamanın hiçbir sakıncası yok, kendini rahat bırak, halanlarda rahat edeceğiz.” Çocuğunuza, “sakin ol, korkma; üzülme” gibi sözlerle neler hissetmesi gerektiğini söyleyin. Sadece hissettiklerini dinlemeye hazır olduğunuzu, yaşadığı duyguların hepsinin çok normal olduğunu söyleyin.
 Çocuğunuzun yaşına uygun olarak, gündelik yaşantınız içinde yapıcı bir şeyler yapabilmesini sağlayacak işler verin. Çocuğunuzu, ailenin yaşadığı felaketten sonraki yaraları sarma faaliyetleri içine sokarsanız, onun kontrol duygusu yaşamasını ve katkıda bulunabildiğini düşünmesini sağlarsınız. Eğer yapabiliyorsa, sofrayı hazırlamasına, ekmekleri yerleştirmesine, su taşımasına, v.b. işlere yardımcı olmasına izin verin. Onları güvenli bir şekilde meşgul etmeye çalışın.aileye bu şekilde yardım edişinden duyduğunuz memnuniyeti belirtin. Bununla beraber, bu sorumlulukların onu, ihtiyacı olan arkadaş oyunlarından çok fazla uzak tutmasına engel olun.
 Cesaret, sabır, kararlılık, yardımlaşma, problemleri çözmeye çalışma ve başa çıkma konusunda çabalama gibi davranışlarınızla, çocuklarınıza örnek olmaya çalışan diğer insanlara çekmeye çalışın.
 Kendinizi rahatlatmak ve sakinleştirmek için kendinize zaman ayırın. Kriz ortamından uzaklaşmak için kendinize çok kısa bir zaman verin.yürüyüşe çıkın. Zihninizi sakinleştirmeye çalışın. Eğer siz sağlam olursanız ailenize daha çok yardım edebilirsiniz.

 

 

 


Ana Sayfa

 

 

 

Copyright ©2006 T.C.Sancak Belediye Başkanlığı   bilgi@sancak.bel.tr  Designed by KC Grup

SANCAK BELEDİYESİ ERİŞİM BİLGİLERİ:
TELEFON: (0 426) 242 32 30   FAKS: (0 426) 242 32 33