|
DEPREM
1-DEPREMDEN KORUNMA YOLLARI
2-KİŞİSEL VE AİLE HAZIRLIKLARI
3-BİNA GÜVENLİĞİ VE EV HAZIRLIĞI
7-TOPLUM HAZIRLIĞI
4-DOĞAL AFETLER SONUCU ORTAYA ÇIKABİLECEK
PSİKOLOJİK SORUNLAR
5-DOĞAL AFET STRESİNİN ETKİLERİNDEN
KURTULMAK İÇİN ALINACAK ÖNLEMLER
6-DEPREMİN PSİKOLOJİK ETKİLERİYLE NASIL BAŞA
ÇIKILABİLİR?
7-ÇOCUKLARIN BİR DEPREM FELAKETİYLE BAŞA
ÇIKMALARINA NASIL YARDIM EDEBİLİRSİNİZ?
DEPREMDEN KORUNMA YOLLARI
Kişisel ve Aile Hazırlıkları
Bina Güvenliği ve Ev Hazırlığı
Toplum Hazırlığı
Deprem Sonrası Yapacaklarınız
Çocukların Bir Deprem Felaketiyle Başa
Çıkmalarına Nasıl Yardım Edebiliriz?
Doğal Afet Sonucu Ortaya Çıkabilecek
Psikolojik Sorunlar
Depremin Psikolojik Etkileri İle Nasıl Başa
Çıkılır?
KİŞİSEL VE AİLE HAZIRLIKLARI
Aileniz için bir deprem anında nasıl
hareket edeceğinizi düşünün ve kendinize
göre planlama yapın. Bu amaçla; Evinizin her
odasındaki güvenilir yerleri belirleyin.
Evin tehlikeli yerlerini bilin,
(pencereler, aynalar,asılı eşyalar,
şömineler ve yüksek mobilya)
Pratik egzersizler yapın. Çocuklarınızla
evin içerisindeki güvenilir yerlere
yerleşin.
Bölgenizdeki Kızılay, Sivil Savunma veya
diğer toplum kuruluşlarının ilkyardım
kurallarını öğrenin.
Birbirinizden ayrı olmanız halinde
ailenizin nerede buluşacağını belirleyin; Bu
yerler herkesin bildiği yakın çevreden
olsun. Örneğin; Komşunun veya size yakın
oturan akrabaların evi, mahallenizdeki okul,
ve camilerin avluları ile parklar....gibi.
Belirlemiş olduğunuz bu yerlerde
buluşmanız mümkün olmayabilir çünkü bu
yerler de depremden zarar görmüş
olabilirler. Bu sebeple oturduğunuz şehirden
en az 100 km uzakta yaşayan bir akrabanızı
haberleşme aracı olarak seçin.
Yukarıdaki bilgileri içeren EK- A’daki
kartlardan hazırlayın. “AİLEYLA TEKRAR BİR
ARAYA GELME” kısmındaki boşlukları doldurun
ve tüm aile bireyleri için çoğaltın. Evde
herkese cüzdanlarında, çantalarında veya
ceplerinde taşımaları için verin. Bu isim ve
telefon numaralarını daima yanınızda
taşıyın. Tüm aile üyelerinin, depremden
sonra en kısa sürede, önceden belirlemiş
olduğunuz bu kişiye haber vermelerini
söyleyin. Ve siz de aynı şekilde bu kişiye
nerede ve nasıl olduğunuzu söyleyin. Eğer
tüm aile bireyleri seçmiş olduğunuz kişiye
haber verebilirse, birkaç gün biraraya
gelemeseniz dahi, birbirinizin nerede nasıl
olduğundan haberdar olabilirsiniz.
Birbirinizden haberdar olabilmek kaygı ve
stresinizi oldukça azaltacaktır.
Aracı kişiler dışında ihtiyacınız
olabileceğini düşünerek bazı önemli telefon
numaralarını saklamanızda fayda var.
Bir deprem sırasında aileniz için yaşamsal
önem taşıyan belgeleri kaybetmemek için
önlem almak gerekir. Senetler, vasiyet,
vergi kayıtları, doğum belgeleri, nüfus
kağıtları ve diğer yaşamsal önem taşıyan
belgeleri ateşten etkilenmeyecek bir yerde
saklayın. Bu belgeleri emanet kasada
saklayabilirsiniz ya da su geçirmeyen bir
poşetle afet çantasına koyabilirsiniz.
Aile bireyleri için; bilek veya boyunda
taşınabilen madeni künyeler (Adı, Soyadı,
Doğum yeri, doğum tarihi, dini ve kan grubu
) hazırlayın.
Aileniz için taşınabilir ilkyardım çantası
hazırlayın ve ulaşılabilir bir yerde hazır
bekletin.
BİNA GÜVENLİĞİ VE EV HAZIRLIĞI
Evlerinizi yetkililerin size verdiği
kurallar doğrultusunda inşa edin. İmar
planında konuta ayrılmış yerler dışındaki
alanlara evlerinizi inşa etmeyin. Evlerinizi
deprem yönetmeliğine uygun olarak yapılıp
yapılmadığını araştırın.
Evlerinize izinsiz kat inşa etmeyin ve
balkon eklemeleri yapmayın veya yaptırmayın.
Bu ilave kat bir deprem sırasında evinizin
tamamen yıkılmasına sebep olabilecektir.
Oturduğunuz binanın güvenliğinden emin
değilseniz ve bilgi almak isterseniz
şehrinizdeki Mühendisler ve Mimarlar
odasından bu konuda yardım ve bilgi
alabilirsiniz.
Hatların zarar görmesi halinde, gaz, su ve
elektriğin nasıl kapatılacağını öğrenin.
Evinizdeki bütün odaların en güvenli
yerlerini önceden belirleyin. Bu yerler
arasında: İki duvarın birleştiği köşe,
sağlam bir masanın altı veya yanı,
kaloriferlerin veya buzdolabının yanı,
çekyat veya kanepelerin yanı olabilir.
Deprem anında panik yaşayabilir ve doğru
düşünemeyebilirsiniz. Böyle bir durumda
önceden nerelere saklanabileceğinizi
belirlemeniz, bunu ailedeki herkese
öğretmeniz ve zaman zaman denemeniz faydalı
olacaktır.
Evinizde hasar görebilecek ve/veya
verebilecek eşyaları planın uygun yerine not
edin.
Acil durumlar için yiyecek, su, ilaç,
ilkyardım çantası, alet ve giyecek
bulundurun.
Büyük bir deprem eşyalarınıza önemli
zararlar verebilir. Aslında, deprem
zararlarının üçte birinin bina ile ilgili
olmayıp, içindeki eşyalardan ve aletlerden
kaynaklandığı tahmin edilmektedir. Bu
mobilyalar, ev aletleri ve diğer eşyaları
kapsar.
Ağır Eşyaları ve Su Tanklarını Sabitleme
Kitaplık, vitrin ve raflı üniteler gibi
yüksek, bir yere bağlı bulunmayan eşyaları
“L” dirsekler, köşe dirsekleri yada
alüminyum kornişler kullanarak duvar
çivileriyle duvara veya döşemeye sabitleyin.
İçindeki eşyaların kayıp düşmesini önlemek
için dolap kapaklarına tahta yada metalden
sürgü takın. Bu özelliklere, pek çok cam
eşyanın bulunduğu durumlarda son derece
önemlidir.
Ağır eşyaları alt rafa yerleştirin.
Su kazanını altından ve üstünden sağlam
bir zincir veya bantla sarın. Bu bantları
duvardaki çivilere sıkıca bağlayın. Yakıt
borusu biraz esnek kalsın.
Eşyaları Raf üstlerine sabitleme;
Televizyon, müzik seti, bilgisayar ve
mikrodalga fırın gibi raf üzerindeki
eşyaları depremlere eşlik eden ileri geri
hareketlere karşı korunmak için sabitleyin.
Bu eşyaları da çift taraflı bantlarla
kullanarak bulundukları mobilyanın üzerine
yapıştırıp sabitleyebilirsiniz.
Ayna ve Tabloları Sabitleme;
Depremler duvardaki ağır tabloları ve
aynaları aşağıya indirir. Eğer bunlar
üzerinize düşerse ciddi bir şekilde
yaralanabilirsiniz. Bu nedenle, ağır
çerçevesi olan tüm tabloları ve aynaları
yataklardan, koltuklardan ve sandalyelerden
uzak bir yere koyun.
Bu tür eşyaları alt ve üst kısımlarına
vidalar yerleştirerek yada bunları bir telle
bağlayarak sabitleyebilirsiniz.
Çift tarafı yapışkan bantlar tabloları,
aynaları, duvar saatleri ve benzeri eşyaları
duvara sabitlemek içinde kullanabilirsiniz.
Asılı Duran Eşyaları Sabitleme
Asılı duran tüm eşyaların yerini
dikkatlice kontrol edin. Bunların, bir
deprem sırasındaki şiddetli sarsıntıda
pencerelere çarpacak kadar yakın olup
olmadığına karar verin. Eğer bu kadar
yakınlarsa, onların yerini değiştirin.
Evinizde tavandan asılı olan avize ve
saksılar varsa onların sarsıntı sırasında
yere düşmeyeceğinden emin olun. Eğer bu
avize ve saksılar tavanda ucu açık bir
kancaya asılırsa saksı kancadan kurtulup
düşebilir. Bunu engellemek için saksının
asılı durduğu kancanın diğer ucunun da
tavana girmesini sağlayın yada kancanın ucu
kalmayacak şekilde tel bağlayın.
Mutfak ve Banyo Dolaplarını Sabitleme
Mutfak ve banyo dolap kapakları yer
hareketi ile birlikte genellikle
kendiliğinden açılır ve içindekilerin hepsi
yere düşer. Sürgü takmak dolapların
içindekileri yerinde tutmaya yardım eder.
TOPLUM HAZIRLIĞI
Bölgenizde bulunan Sivil savunma ve diğer
toplum kuruluşları tarafından düzenlenecek
depreme hazırlık seminer, konferans, kurs
gibi eğitim faaliyetlerine, ilkyardım,
yangın söndürme, zarar değerlendirme ile
arama ve kurtarma eğitimine katılın.
Araç, teçhizat, materyal listeleri ve
paylaşılabilecek özel beceri ve kaynaklara
sahip olan bölge sakinlerinin yer aldığı
listeler hazırlayın ve yakın komşular
arasında kendi kendine yardım ağları
geliştirin.
Özel ihtiyaçları olan veya özel yardıma
gereksinimleri olacak olan komşularınızı
belirleyin.
Depremden sonra can kaybı olmadığını
anlamak için beyaz bir bez (çarşaf) asılması
için komşularla anlaşın ve arama ve kurtarma
çalışmalarının beyaz işaret bezi asılı
olmayan yerlerden başlamasını sağlayın.
DOĞAL AFETLER SONUCU ORTAYA ÇIKABİLECEK
PSİKOLOJİK SORUNLAR
İlk günlerde karşılaşılabilecek stres
tepkileri:
Duygusal tepkiler : Geçici şok, korku,
suçluluk, utanç, çaresizlik ve umutsuzluk
hisleri yada duygusal donukluk hali (hiçbir
duyguyu yaşayamama)
Zihinsel tepkiler : Akıl karışıklığı, içinde
bulunulan günü-saati-yeri bilememe,
kararsızlık, kuruntu, dikkat azalması,
dikkati bir konuya vermede güçlük, hafıza
kaybı, istenmeyen anıların hatırlanması,
kendini suçlama.
Fiziksel Tepkiler : Gerilim, yorgunluk,
uyuma güçlüğü, bedensel ağrı ve acılar, kalp
atışlarında hızlanma, bulantı, iştah artması
yada azalması, ani irkilmeler, tedirginlik,
cinsel istek azalması.
Sosyal tepkiler : İş, okul, arkadaşlık ve
evlilik yaşamında yada ana-baba olarak
yaşanan sorunlar; huzursuzluk, güvensizlik,
insanlardan uzaklaşma, kendini reddedilmiş
yada terkedilmiş gibi hissetme, yakınlık
duymama, aşırı yargılayıcı olma, çatışma her
şeyi kontrol altında tutma isteği.
Doğal afet yaşamış bir çok insan yukarıda
özetlenen bu stres tepkileriyle
karşılaşırlar ve kısa bir süre sonra
bunlardan büyük ölçüde kurtulup daha da
güçlenebilirler. Ancak bazılarında travma
sonrası stres bozukluğu, kaygı bozuklukları
ve depresyon belirtileri ortaya çıkabilir.
Bu belirtiler de şöylece özetlenebilir:
¬ Kendini bir rüyadaymış, bedeninin
dışındaymış veya gerçek değilmiş gibi
hissetme; bazı anıları hatırlayamama hali.
¬ Rahatsız edici anılardan kaçınmak için
alkol kullanımı gibi aşırı davranışlar,
¬ Aşırı duygusal boşluk hissi; tam bir
boşluktaymış gibi hiçbir duyguyu hissetmeme,
¬ Aşırı uyarılmışlık hisleri; panik
atakları, öfke patlamaları, aşırı
huzursuzluk yoğun duygu yüklenmesi,
¬ Aşırı kaygı; kişiyi adeta hareketsiz
bırakan endişe hali, aşırı çaresizlik
hissetme, saplantı düşüncelere dalma yada
takıntılı ve tekrarlayıcı hareketler,
¬ Aşırı depresyon (ruhsal çökkünlük) hali,
aşırı çaresizlik hissetme, amaçlarının
kaybı.
¬ Doğal afet yaşamış kişilerin bazılarında
görülebilecek bu belirtilerin yoğunlaşmasına
yol açabilecek bazı etkiler şunlardır.
¬ Yaşamı tehdit eden bir tehlike veya fiziki
zarar (özellikle çocuklarda),
¬ Ölümle burun buruna gelme, bedensel
yaralanma, cesetleri görme,
¬ Aşırı yıkıcı ve saldırganlık içeren
olayların içinde kalma,
¬ Evini, değer verdiği eşyalarını,
komşularını yada ait olduğu grubu kaybetme,
¬ Yakın ilişkide olduğu insanlarla
haberleşmeyi veya onların desteklerini
kaybetme,
¬ Yoğun duygusal tepkilerle karşılaşma
(özellikle kurtarma ekip görevlilerinde),
¬ Tehlike, kayıp, duygusal ve fiziksel
baskıya maruz kalma,
¬ Aşırı yorgunluk, açlık yada uykusuzluk
yaşama,
¬ Zehirleyici maddelere (gaz gibi) maruz
kalma.
DOĞAL AFET STRESİNİN ETKİLERİNDEN KURTULMAK
İÇİN ALINACAK ÖNLEMLER
KORUN :kendine barınabileceğin bir yer bul.
Yiyecek-içecek sağla, sağlıklı bir ortam
oluşturmaya çalış. Zaman zaman kendinle baş
başakalabileceğin, sesizce oturup, kısa
süreli de olsa rahatlamaya ve uyumaya
çalışabileceğin bir yerin olmalı.
HAREKETE GEÇ : Öz saygını, amaçlarını umut
hissini yeniden kazanmana yardımcı olmak
için sana ve ailene ait özel eşyalarından
kurtulabildiklerini koruma altına al.
TEMAS KUR :Ailenle, arkadaşlarınla iletişim
sağlamaya çalış; dinleyen kimi bulursan
yaşadıklarını anlat; ulaşabiliyorsan
uzmanlara başvurup onlara anlat,
EN YAKIN YARDIM KURUMLARINA BAŞVUR :Temel
acil yardımlar, temizlik, sağlik ve konut
gereksinimlerin için en yakın ulaşabileceğin
yardım kuruluşlarına başvur ve yardım iste.
Afet sonrasında yaşadığın her gün için:
Kendin ve ailen için o gün yapılacak en
önemli şeyin ne olduğunu belirle.
Tüm dikkatini kendinin ve yakınlarının
yaşamakta olduklarına odakla, durumu gözden
geçirip yeniden değerlendir; böylece neyin
önemli neyin önemsiz olduğunu kesin olarak
belirleyebilirsiniz.
Yaşadıklarının senin için ne anlama
geldiğini anlamaya çalış ki; yaşama tekrar
sıkıca sarılabilesin ve hatta tüm bu
olanlardan kişisel olarak daha da güçlenerek
çıkabilesin.
DEPREMİN PSİKOLOJİK ETKİLERİYLE NASIL BAŞA
ÇIKILABİLİR?
Ulusça büyük bir felaket yaşadık; bu tür
olaylardan sonra insanlar tipik olarak şok
tepkisi içine girerler,
*İlk şoktan sonra herkes aynı tepkileri
göstermez. Aşağıda belirtilenler böyle bir
felaket durumuna karşı insanların
gösterdikleri tepkilerdir.;
*Kendinizi eskiye kıyasla daha sinirli
hissedebilirsiniz. Bazı duygularsa çok fazla
ve ani- çıkış olur. Endişeli, sinirli yada
karamsar olabilirsiniz.
*Düşünme ve davranışlarınız olayın etkisi
altındadır. Olayla ilgili anılarınızı tekrar
tekrar anlatmak ihtiyacı duyarsınız.
Yaşadıklarınız gözünüzün önünden gitmez, her
an tekrar deprem olacakmış gibi hisseder,
korku duyabilirsiniz. Dikkatinizi yaptığınız
işe vermekte yada karar vermekte
zorlanırsınız. Kafanız kolayca karışabilir.
Hafızanızda problemler olabilir. Olan
bitenlere inanmakta güçlük çekebilirsiniz.
Uykunuz, yeme düzeniniz ve iştahınız
bozulabilir. Merak etmeyin! Ancak güçlü
kalmak, yakınlarınıza ve çevrenize yardımcı
olabilmek için elinizden geldiğince iyi
beslenmeye ve dinlenmeye çalışın.
* Başından yıkıcı bir olay geçmiş diğer
kişilerle sürekli olarak konuşma ihtiyacı
duyabilirsiniz. Ama zaman zaman da içinize
kapanıp hiç konuşmadan düşünme ihtiyacı
duyabilirsiniz. Bunlar normaldir. Başka
insanlarla sık sık konuşmanızın,
duygularınızı paylaşmanızın size faydası
olacaktır.
*Yoğun stresin ötürü vücudunuzda bazı
belirtiler ortaya çıkabilir; örneğin baş
ağrıları, bulantı ve göğüs ağrıları olabilir
ve bir tedavi gerektirebilir. Daha önce
sürekli tedavi gerektiren tıbbi bir
rahatsızlığınız varsa, şiddeti artabilir. Bu
durumda tıbbi yardıma başvurunuz.
ÇOCUKLARIN BİR DEPREM FELAKETİYLE BAŞA
ÇIKMALARINA NASIL YARDIM EDEBİLİRSİNİZ?
Bir deprem felaketinin ardından, bazı
çocuklarda aşağıdaki belirtiler ortaya
çıkabilir.
Depremin tekrarlanacağından, yada depremi
hatırlatacak bazı işaretlerden (oturduğu
koltuğun,yatağın sallanması, uyku
sırasındaki gürültü v.b) aşırı korkma
Çok kolay ve sık biçimde sinirlenme,
ağlama ve sızlanma
Saldırganlık, yaramazlık yapma, kendini
bir işe verememe,
Okulda ve evde daha önce yapmadığı
davranışları yapma,
Daha fazla hareketli olma, yerinde
duramama, dikkatini belli bir konuya
yoğunlaştırmada güçlük çekme,
Felakete ilişkin sürekli korkular
yaşama(örneğin, anne ve babadan artık
tamamen ayrılmak zorunda kalacağından
korkma)
Yalnız başına yatmaktan korkma, anne-baba
yada bir başka büyükle yatmak isteme, uykuda
kabuslar görme ve çığlık atma, yatak
ıslatma,
Yalnız kalmaktan, yanındakilerin
uzaklaşmasından korkma, anne ve babanın
peşinde dolanma, okula yada kreşe gitmekten
korkma, tuvalette yalnız bırakılmaktan
korkma,
Daha küçük yaşlarda davrandıkları gibi
davranma, parmak emme, altını ıslatma,
biberondan beslenmeyi isteme, sürekli
kucakta tutulmayı isteme,
Doktor tarafından sebebi bulunamayan mide
bulantısı, karın ağrıları, kusma, baş
ağrısı, baş dönmesi, beslenme ve uyku
düzensizlikleri gibi şikayetleri gösterme.
Sessizleşip içine kapanma, yaşadıkları
üzerinde konuşmaktan kaçınma.
Sürekli bu konu üzerinde konuşmayı isteme
(özellikle daha büyük çocuklar) yada
oyunlarında ve masallarında deprem
felaketine ilişkin konuları işleme,
Bu deprem felaketinin, kendisinin daha
önce yapmış olduğu bir kabahat yüzünden
olduğunu düşünüp, suçluluk duyma,
Bazı çocuklarda, yaşadıkları sıkıntıya
ilişkin olarak dıştan fark edilecek herhangi
bir belirti gözlenmeyebilir. Bazılarında ise
bu sıkıntılarının ilk işaretleri, haftalar
yada aylar sonra ortaya çıkabilir.
Çocuklarına bu konuda yardım etmek için,
anne-babaları yada yakınındaki büyükler
neler yapabilirler?
Çocukları olayla ilgili bilgilendirmenin
büyük yararı vardır; onlara duygusal açıdan
destek vermek, aile ve akrabaların felaket
sonrası yaraları sarma çalışmalarında rol
almalarını sağlamak, aile ve akrabaların bir
arada oldukları duygusunu yaşamlarına da
katkıda bulunacaktır. Bu zorlukları birlikte
aşabilmek, deprem felaketinden çok sonraları
bile sürebilecek ve aile bireylerini
güçlendirecek bir “birlik beraberlik”
duygusu yaşatacaktır.
Çocuklarınızı rahatlatmak ve onlara güven
vermek için zaman ayırın. Bir felaketle başa
çıkmaya çalışırken, yetişkin bir insanın
dikkati kolayca başka konulara kayabilir.
Deprem sırasında yada sonrasındaki acil
durumlar içindeyken çocuğunuzu rahatlatmak
için vakit ayıramayacağınızı
düşünebilirsiniz. Ama bir dakikalık bile
olsa, içten, şefkat dolu bir sarılma,
sürekli onun yanında olduğunuza dair güven
verici, sıcak bir iki söz, çocuklarınızın
kendilerini güvende hissedebilmeleri için
yeterli olacaktır.
Durumla ilgili olarak bir şey saklamadan,
onun anlayabileceği düzeyde basit
sözcüklerle, dürüst olarak bilgi verin.
Ailenize neler olduğunu çocuklarınıza
açıklayın. Onların anlayabileceği basit
sözcükler kullanın. Dürüst olun. Örneğin
okul öncesi bir çocuk için, “Ayşe deprem
oldu ve evimiz yıkıldı, bir süre onun içinse
oturamayacağız. Teyzenlere gideceğiz” gibi
bir açıklama yeterli olabilir. Yaşadığınız
bu ciddi durumu, olduğundan daha hafif bir
şekilde aktarmaya çalışmayın. Ancak varolanı
da abartmayın, çocuğu doğrudan
ilgilendirecek, hayatını doğrudan
etkileyecek konular üzerinde bilgilendirin.
Çocuğun başına gelen felaketi anımsamasına
yardımcı olun. Çocuklar anlamadıkları
şeylerden korkarlar. Çocuğa depremin ne
olduğunu, nasıl olduğunu, nasıl çok ender
olarak ortaya çıkan, ama doğanın ayrılmaz
bir parçası olduğunu anlatın. Çocuklar, bu
felaketin kendi yaptıkları herhangi bir
kabahatle ilişkili olmadığını, kendi
suçlarının olmadığını mutlaka anlamlı, söz
konusu bu felaketin kendilerine verilen bir
ceza olmadığını çok iyi öğrenmelidir.
Çocuğa ailesinin, aile sisteminin
(akrabalar, yakınlar) yada çevrenin
korunması içinde olduğu konusunda güvence
verin. Onlara şu tür cümlelerle
yaklaşabilirsiniz. “evet canım, deprem
tehlikeli bir şey. Başımızdan çok üzücü
olaylar geçti. Ama bizler şimdi
güvencedeyiz. Bu konu ile ilgili kişiler
bize mutlaka yardım edeceklerdir.”
Olanaklar ölçüsünde, gündelik
alışkanlıklarınızı sürdürmeye çalışın. Kendi
olanaklarınız içinde, eğer yapabiliyorsanız,
deprem öncesindeki alışkanlıklarınızı
sürdürmeye yada yeni koşullar altında
gerçekleştirdiğiniz faaliyetlerinizi,
olabildiğince eskilerine benzetmeye
çalışın.(yemek saatleri, çocuğunuzu
yatırdığınızda masal anlatmak, öğle yemeği
sonrası uykuları, v.b.) daha büyük
çocukların, kendi oyun türleri, oyun
zamanları, mümkün olduğunca değiştirmeden
sürdürülmeye çalışılmalıdır. Deprem gibi bir
kriz, yaşanılan yeri değiştirme durumunda
kalmaya ve alışılmış gündelik faaliyetlerde
kesintiye yol açtığından, kendi başına stres
yaratabilir. Bu tür sarsıcı zamanlarda az da
olsa bazı alışkanlıkları sürdürmeye
çalışmanın, çocuklara belirli düzeyde
kontrol duygusu yaşatabilme de katkısı
olacaktır.
Bu olaylardan sonra, kendinizin de neler
hissettiğini çocuklarınızla paylaşın;
başınıza gelenlere nasıl olumlu bir şekilde
yaklaşmaya çalıştığınızı anlatın. Örneğin
şöyle bir şey söyleyebilirsiniz: “Evden
ayrılmak zorunda kaldığımız için bende çok
üzgünüm, ağlamamın nedeni bu.gel bana sarıl.
Çok iyi gelecek.” Çocuklarında arada sırada
bir şeyler yapmasına izin verin ve onun
kendisini aile sisteminin bir parçası olarak
hissetmesinin, bir arada olma duygusunu
yaşaması açısından büyük yararı vardır.
Çocuklarınızın duygularını ve yaşadığı
sıkıntıyı anladığınızı ve hepsini kabul
ettiğinizi belirten sözcükler kullanın.
Örneği şuna benzer şeyler söyleyebilirsiniz:
“Ahmetçiğim, ağlamanın hiçbir sakıncası yok,
kendini rahat bırak, halanlarda rahat
edeceğiz.” Çocuğunuza, “sakin ol, korkma;
üzülme” gibi sözlerle neler hissetmesi
gerektiğini söyleyin. Sadece hissettiklerini
dinlemeye hazır olduğunuzu, yaşadığı
duyguların hepsinin çok normal olduğunu
söyleyin.
Çocuğunuzun yaşına uygun olarak, gündelik
yaşantınız içinde yapıcı bir şeyler
yapabilmesini sağlayacak işler verin.
Çocuğunuzu, ailenin yaşadığı felaketten
sonraki yaraları sarma faaliyetleri içine
sokarsanız, onun kontrol duygusu yaşamasını
ve katkıda bulunabildiğini düşünmesini
sağlarsınız. Eğer yapabiliyorsa, sofrayı
hazırlamasına, ekmekleri yerleştirmesine, su
taşımasına, v.b. işlere yardımcı olmasına
izin verin. Onları güvenli bir şekilde
meşgul etmeye çalışın.aileye bu şekilde
yardım edişinden duyduğunuz memnuniyeti
belirtin. Bununla beraber, bu
sorumlulukların onu, ihtiyacı olan arkadaş
oyunlarından çok fazla uzak tutmasına engel
olun.
Cesaret, sabır, kararlılık, yardımlaşma,
problemleri çözmeye çalışma ve başa çıkma
konusunda çabalama gibi davranışlarınızla,
çocuklarınıza örnek olmaya çalışan diğer
insanlara çekmeye çalışın.
Kendinizi rahatlatmak ve sakinleştirmek
için kendinize zaman ayırın. Kriz ortamından
uzaklaşmak için kendinize çok kısa bir zaman
verin.yürüyüşe çıkın. Zihninizi
sakinleştirmeye çalışın. Eğer siz sağlam
olursanız ailenize daha çok yardım
edebilirsiniz.

Ana Sayfa |